Basitlik aslında en kapsamlısı. Yaşam gerçekten çok basit. Çevremizdeki her şey, doğa en basit formunda. Onu daha karmaşık hale getirmeye çalışan ise bizleriz. Leonardo Da Vinci

Daha fazlası daha iyidir illüzyonu ile insanın basit olanla yetinememesi; sosyal yaşamında, maddesel sahiplenmede ve zaman konusunda yaşamını daha komplike var etme amacına doğru yönelmesine neden oldu. Varolmak yerine sahip olmak ve yapmak daha öncelikli sıraya yerleşti.

Geçenlerde dolaplarımı karıştırırken 15 yıl önce çalıştığım işime ait dosyaları halen sakladığımı fark ettim. Senelerdir de açıp bakmadığımı fark etmem çok uzun sürmedi. Şu an gerçekten de işime yaramıyor, peki neden halen orada duruyorlar?

Sadeleştirmek yerine komplike yapmaya çalışmamızın sebebi ne? O zaman istiflemekten vazgeç!

Aylardır poşetin içine koyup sakladığım ve atamadığım teknolojik olarak artık kullanım imkanı olmayan cep telefonu neden duruyor? Bu ev bana yetmiyor, eşyalarım sığmıyor diye hayıflanmak yerine artık zamanı dolmuş olanları versek daha işe yarar olmazlar mı? Tabii onlarla olan bağımızı koparabilirsek.  Gereksiz kalabalıktan kurtulan zihin rahatlıyor ve özgürleşiyor. Zihin zaten gün içinde seslerden görüntülerden karmaşıklaşıyor, birde içerde tuttuklarımızla daha da kalabalıklaştırmaya ne gerek var.

Sadeleştirmek yerine karmaşık yapmaya çalışmamızın sebebi ne? İlişkilerini sadeleştir. 

Yaşamda da biriktirdiğimiz duygular, geçmişin kalıntıları, ertelenen ihtiyaçlar, gelecek için yapılmış planların beklentileri de aynı bu eşyalar gibi bizleri bir türlü bırakamıyor. Onlar bırakmak istiyor belki de biz bir şekilde kalmalarını seçiyoruz. Hatta inatla işe yaradıkları zaman geçmesine rağmen gitmemeleri için biriktirdikçe biriktiriyoruz. Öfke patlamaları, konuşmalardaki yanlış anlamalar, geçmişe duyulan özlem, yeni başlanan ilişkiye yansıyan geçmiş ilişkinin acıları bırakmak istemeyişimizden. 

Geçen gün bir arkadaşım eski ilişki yaşadığı erkek arkadaşının eşyalarının ona verilmek üzere aylardır arabanın arkasında poşetler içinde dolandığı söyledi. Neden vermiyorsun dedim, fırsat olmadı dedi. Bagajında şu an kendi kullanımı için doğru düzgün bir yer yokken halen o eski eşyaları taşıyor olması belki de bir metafor olabilir. Çünkü sürekli yeni ilişkisinin, eski ilişkisi gibi olamadığından yakınıyor. Yeni ilişkiye eski ilişkinin yükleri ile baktığı yerden komplike olmaya devam edecek.

Sosyal yaşamın seni tatmin ediyor mu yoksa kendini yalnız ve sıkılmış mı hissediyorsun? Seni aşağıya çeken, seni desteklemek yerine köstekleyen, senin şimdine uymayan birileri varsa, en yakınından biri bile olabilir, farkına varıp onlar için ayırdığın zamanı, hatta onlarla ilgili tuttuğun anıları bırakmanın tam zamanı. Bağlanmak ve yalnız kalma korkusu ile bırakmak zor gelir. Bu ilişkilerin bitmesi en zorudur belki ama seni özgürleştiricidir. Sevdiğin, sana kendini iyi hissettirenlerle arkadaşlık kurduğun, ilişki yaşadığın zamanı arttırdıkça, yeni ilişkilerde de seni yukarıya taşıyanları çekeceksin. (Karma diyelim, enerji diyelim… sadece çekeceksin.)

Sadeleştirmek yerine karmaşık yapmaya çalışmamızın sebebi ne? Şimdide senin için önemli olanlara zaman ayır. 

Sürekli bugün de bitti, ve yapmak istediğim şeyleri oradan oraya koşturmaktan yapamadım diyenlerdeysen o zaman ne bekliyorsun. Şu an yaptığın ne varsa yaşamında kendine ‘Bundan zevk alıyor muyum? ve ‘Bu gerçekten önemli mi?’ sorularını sor. Biri bile evet değilse o zaman yeniden düşün, bir kez geldiğin yaşamında zamanını boşa harcamaya devam etmek istiyor musun? Neyi yapsan gerçekten keyif alırsın işte onu yapmaya başla. Zamanı yaratmak ise çok kolay, sevmediğin ve sana sıkıntı verenlerden vazgeçmen yeterli. Karmaşık bir gün yerine basit bir gün sana huzur verir. Hiç bir şey yapmamak yaşamı basitleştirmiyor, sevdiğin şeyleri yapmakla sadeleştirip mutlu ve huzurlu olursun. Her gün istersen Tek bir şey yap ve bu seni mutlu eden bir şey olsun.

Sosyal medya hesaplarının kaç tanesini kullanıyorsun? Sevdiğin şeyi yapmak için zaman yaratamıyorum diye söylendiğin günlerde facebook hesabında ne kadar vakit harcadığına bak. Kendin için zaman yaratmak yerine instagramda fotoğraf paylaşmak için vakit yaratıyorsan o zaman bir düşün derim. Senin için önemli olan nedir? Sanal dünyadaki mi yoksa gerçek yaşamdaki varlığın mı?

Sadeleştirmek yerine karmaşık yapmaya çalışmamızın sebebi ne? Seçen ol. 

Korku ve bağlardan dolayı tuttuğun ne varsa vazgeçtiğinde gerçekten sana yarayanı yaşamına almaya, çekmeye başlayacaksın. Sadeleştirmenin ifadesi aslında seçici olmak. Yaşamında eşyalarla ve insanlarla doldurmak zorunda olduğun boşluklar oluşmayacak. Her anı sana zevk verecek, her anı seni mutlu edecek. Senin derinlerdeki arzularını besleyen ne varsa yaşamında var olacak. Sadeleştirmek…

 

loading...

Yorumlarınız için:

%d bloggers like this: