Memnuniyetsizlik bulaşıcı bir hastalık gibi birimizden diğerine yayılıyor. Yıllarca emeklerini harcadığın kariyer hedefin gözden kayboluyor, kazandığın para yetmiyor, dolabındaki giysiler yetmiyor, gittiğin tatilden dönmeden yenisini planlıyor, yediğin yemek yetmeyip aburcuburlara dalıyor, evine aldığın eşyalardan kendine alan kalmıyorsa… Çocuk sahibi olmanın hayallerini kurup anne ve baba olunca uykusuz geçirilen gecelerden hayıflanıyor, hayallerinin beklentilerinde kaybolup bir saat bile olsa kendi evlerinde sessizce kafa dinleme arzusu ile yanıp tutuşuyorsa… memnuniyetsizlik memnuniyetini yenmiş, sende hastalığı kapmışsın.

Sahip olduklarımız ve olmasını istediklerimiz,  bu ikilem bir gün biter mi acaba? Bir gün mücadele etmekten vazgeçip, her şeyden olduğu gibi memnun olabilir miyim sence?

İnsanoğlu genelde sahip olduğu için memnun olmakta zorlanıyor. Materyalist arzulara doğru bir yönelime geçiyor. Eğer bu arzular tatmin edilmezse duygusal iniş çıkışlar yakasını bırakmıyor. Anksiyete, korku, kaygı, endişe, depresyon, yetersizlik, mutsuzlukla beraber akıl huzurunun azalmasın ile ortaya çıkan dengesi – uyumu bozulmuş bir yaşam.

Bu hastalığın daha fazla yayılmasına izin vermekten vazgeçip, memnuniyet endeksimizi geliştirmeye yönelsek… Beklentimizin nasıl sonuçlanacağını bilmekten vazgeçip, istediğimiz sonuca ulaşmamız kesinleşmeden bile olanla memnun olabilmeyi denesek. Razı gelsek ve rıza göstersek. Sahip olamadığımızla mutsuz olmak yerine olandan mutlu olabilmeyi seçsek… Belki her alanda gelişimin süreci de bu şekilde gerçekleşmiş olur.

Yoga felsefesinin ilkelerinden biri de memnuniyet, yeterli hissetme durumu; Yaşamın sana getirdiği zorluklarla karşılaştığında mücadele etmek yerine onlarla mutlu olabilmek!

Yoga pratiği yaptıkça zihnin bedenden ayrı olmadığını fark eder, yoga pozları ile şimdiye gelir aslında her şeyin bu anda gerçek olduğunu hatırlar, dün veya geçmişten sıyrılıp bu anı yaşamaya başlarsın. Kaygıyı yaratan gelecek korkuyu yaratan geçmişle bir olup şimdiyi yaratan nefesinde kaybolup giderler. Takdir beklemek, onaylanmak yerine kendini sevmeyi, cezalandırmak yerine kendine şefkat göstermeyi hatırlatır yoga. Bir şeyleri zorladığında, odağından uzaklaştığında zarar görebileceğini söyler yoga.

Düşüncelerine yenilmek yerine sürece güvenerek şükretmeni fark ettirir yoga. Bedeninin özgünlüğünü fark edip senin aslında ayrı olmadığını, evrenle bütünlüğünü yaşatır yoga. Bunlar gerçek olabilecek kadar uzak görünebilir çünkü yoganın iyileştirme gücü onun basitliğinde gizlidir. !

#terapimyoga

 

loading...

Yorumlarınız için: