Sürekli daha iyisini yapmak için çabalayan, mücadele eden, aşırıya kaçan,veya abartanlardan mısın? Eğer sende yaşamında bir şeylerin olması için onları zorluyorsan, bir şeyleri çabalarınla oldurmaya çalışıyorsan, çalışırken mücadele dolu süreçler yaşıyorsan; aramıza hoşgeldin.

Bu aralar tekrar tekrar o sesi duyuyorum ‘ Çabalamaktan Vazgeç’. Nereden geldiğinin artık önemi kalmadı. ‘Çabalamaktan vazgeç’, ‘çabalamaktan vazgeç’ … her yerde karşıma çıkıyor.

20 Yaşındaki Kendime Öğütler

20 yaşındaki kendime bir akıl vermem gerekseydi ‘kendine karşı daha şefkatli ve sabırlı ol’ derdim. ‘Bir şeyleri oldurmaya çalışırken kendini hırpalama, zorlamak yerine oluruna bırak, izle’ derdim. ‘Her şeyi bir bedel karşılığı yapmana gerek yok, her şey için bedel ödemek zorunda değilsin’ derdim. ‘Zor olan iyidir, başarı zorlu mücadeleyle kazanılır inançlarının çevrenden, ailenden belki de okulundan öğrendiğini hatırlatır, yaşamda mücadele etmek zorunda olmadığını bilmesini isterdim. Ceza ve ödül sisteminin yaşadığın toplumun inancı olduğunu anlatır, kendi gerçekliğini keşfetmek için sorular sormasını söylerdim. Yaşamak demek sadece çalışmak değil eğlence ve keyifin bir arada olmasının ona her zaman iyi geleceğini anlatırdım.’

Bazı şeylerin olması için onları zorlama ihtiyacı yerine kendi haline bıraksan nasıl olur. Bir şeylere çabalama, zorlama veya düzeltmeye çalışmak yerine izin versen ve sadece olsalar..

İzin vermem farkındalığımdan daha fazla nasıl olur? 

Çabalamaktan Vazgeç

Ne zaman kendimi sıkışmış, mücadele etmekten yorulmuş ve bazı anlar kaybolmuş hissetsem sorular soruyorum. Kendime sorular sorarak kalıpları kırmaya çalışıyorum.

Şu an ne yapmaya çalışıyorum? Kim olmaya uğraşıyorum? Nereye varmaya çalışıyorum?

Bu sorulara cevap vermek zorunda değilim, sadece sorup cevaplamadan kendi haline bırakıyorum ki kalıplaşmış, koşullandırılmış inançlar arasında Gerçek olanı öğrenmek için. Hepimizin içinde varolan Gerçek izin verdiğimiz ve bilmeyi seçtiğimizde ortaya çıkar. Onu koşullandırılmışlıklarla saklayan aslında gene bizleriz.

Başarmalısın, Daha iyi olmalısın, Kazanmalısın, Verimli Olmalısın, Hata yapmamalısın, Başarmalısın. Malı ve meli arasında koşullandırılmış bir ben var içerde. Gerçek ne? Ben bilmeyi seçiyorum. Hepimizin içinde olan gerçeği yaşamayı seçiyorum.

Sonsuz Olasılıklar

Daha çok çalış, Daha çok yap, Üretken ol, Problemleri Çöz … Hep yapan ol, dinlenen veya eğlenen olma. Peki çabaların sonuca, o ulaşmak istediğine seni gerçekten ulaştırıyor mu? Yoksa bir şekilde hayal ettiklerinden vazgeçip harcadığın çabaya karşılık geleni mi kabulleniyorsun?

Çabalamak yerine izin vermeyi, kendime, başkalarına ve asıl olan Öz’e güvenmeyi seçtiğimde yorulmadan kolaylıkla oluveriyor. Halen amaçlarım, niyetlerimle beslediğim seçimlerim var. Bazı detaylara cevap bulmaya çalışmak ise artık yok, yani olabildiğince yok 🙂 Nasıl ulaşacağım? Ne zaman ulaşacağım? Ulaştığımda istediğim gibi olacak mı? gibi beni yoran sorulardan vazgeçtim.

Bütünün hayrına Bundan daha iyi nasıl olur? (Zaten iyi, olabiliyorsa daha iyisini niyet etmenin bir kötülüğü olmaz)

Mümkün olan başka neler var? Kim veya kimler bana yardımcı olur? 

Destekleniyorsun

Ulaşmak istediğim amaçlar halen var, senin yok mu? Yazılarımı daha fazla kişiye nasıl ulaştırabilirim? Yoga derslerimi nasıl özgünleştirebilirim? Nasıl daha fazla kişiye yoga dersi verebilirim? Yeni formlar nasıl yaratabilirim? Oraya nasıl ulaşırım, açıkçası bilmiyorum. Oraya ulaşacak adımların ne olduğunu artık planlamıyorum. Ulaşmak istediğiniz bir yer var, arabanıza bindiniz ve kullanmaya başladınız. Direksiyondaki sizsiniz, gaza ve ferene basacak olan sizsiniz. Birinci viteste giden arabayı 5. vitese takınca ne olur? Evet, 1’den sonra 5 geliyor fakat aradakileri yok sayarak hızla amaca ulaşmak için 5’e taktığınızda arabanız için pek hayırlı olmaz. Başlangıçta belki sorun olmaz fakat sonrası beklemediğiniz bir anda şanzımanı dağılmış bir otomobille yolda kalabilirsiniz.

Kim/Kimler bana yardımcı olur? 

Sevgilim benimle beraber yoga yapsın diyerek onu zorla yoga stüdyosuna götürmek yerine kendi haline bırakabilir miyim? Zorlamak yerine oluruna bırakabilir miyim? Başkalarını düzeltmeye çalışmak, durumların olmasına çabalamak, bir şeyleri gerçekleştirmeye çalışmak yerine kendi haline bırakabilir miyim?

Ne Farklı Olsa Daha Kolay Olur?

Soru sor, sürekli sor. Cevap vermek zorunda değilsin, hatta cevabı bulmaya çabalama, çabalamaktan vazgeç. Soruyu sor ve bırak. Sorduğun her soru bir kalıbın bozulmasına sebep olur ve bazen o kalıbı tamamiyle kırar. Sen kalıplarının ötesindesin. Kalıplar kırıldıkça gerçek sen ortaya çıkar. Gerçek senin sevdiği veya sevmedikleri neler merak etmiyor musun? Başkalarının belirlediklerine göre mi yaşamaya devam etmek istiyorsun? Ya sen daha önce kendine vermiş olduğun itibardan daha güçlü ve şaşırtıcıysan. Bunu kabul edecek olursan hayatında neler olur? 

Eğer çabalamaktan vazgeçersen kendini daha ağır mı hafif mi hissedersin?

İzin vermem farkındalığımdan daha fazla nasıl olur? 

Yaşamına tek bir açıdan bakmak yerine, yaşamı bir elmas olarak hayal et ve onun farklı yüzeylerinden bakmayı dene. Belkide yaşamda tek bir yol değil sonsuz sayıda yol var. Senin nereden baktığınla değişen yollar bunlar.

#terapimyoga

 

loading...

Yorumlarınız için:

%d bloggers like this: